Türk Havacılık ve Savunma Sektörü 2026'ya Rekor İhracatla Başladı: Ocak Ayı Performansı Göz Kamaştırdı
Ankara, 3 Şubat 2026 – Türkiye'nin savunma ve havacılık sanayii, 2026 yılına muazzam bir ihracat başarısıyla merhaba dedi. Sektör, Ocak ayında bir önceki yılın aynı dönemine göre %44,2'lik dikkat çekici bir artışla 555,3 milyon dolarlık ihracata imza atarak, küresel savunma ve havacılık pazarındaki rekabet gücünü bir kez daha gözler önüne serdi.
Başarıda Millî Teknoloji Hamlesi'nin Rolü
Savunma Sanayii Başkanı Prof. Dr. Haluk Görgün, ocak ayı ihracat rakamlarına ilişkin yaptığı değerlendirmede, elde edilen bu başarının Türkiye'nin küresel savunma pazarındaki artan konumunu net bir şekilde ortaya koyduğunu belirtti. Görgün, savunma ve havacılık sanayiinin; yüksek katma değerli ve ileri teknolojiye dayalı ürün portföyü, sahada kendini kanıtlamış sistemleri ve uluslararası alanda tesis edilen güvene dayalı uzun vadeli iş birlikleri sayesinde sürdürülebilir bir büyüme ivmesi yakaladığını vurguladı. Bu güçlü performansın, sektörün Türkiye'nin genel ihracatına stratejik katkı sunma kararlılığının somut bir göstergesi olduğunun altını çizdi.
“Elde edilen bu ihracat başarısı; Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliği ve vizyonu doğrultusunda hayata geçirilen Millî Teknoloji Hamlesi ve Millî Yetkinlik Hamlesi kapsamında uygulanan planlı, istikrarlı ve vizyoner politikaların bir sonucudur.”
Prof. Dr. Görgün, açıklamasının devamında, küresel başarıya katkı sağlayan tüm başkanlık personeline, sektördeki şirketlere ve paydaşlara teşekkürlerini iletti. Yüksek teknolojili ve katma değerli ürünlerle daha güçlü bir Türkiye hedefi doğrultusunda başarıların artarak devam etmesi temennisinde bulundu.
Sektörün Geleceğe Yönelik Vizyonu
Türkiye savunma ve havacılık sanayii, yerli ve millî üretim kabiliyetlerini artırma, teknolojik bağımsızlığı sağlama ve küresel pazarda daha aktif rol alma hedefleriyle ilerlemeye devam ediyor. Bu başarılı başlangıç, sektörün 2026 yılındaki potansiyelini ve geleceğe yönelik güçlü vizyonunu da ortaya koyuyor.
Bu gelişmeler, Türkiye'nin savunma ve havacılık alanındaki ilerlemesinin sadece ulusal güvenliği değil, aynı zamanda ekonomik kalkınmayı da destekleyen stratejik bir itici güç olduğunu bir kez daha gösteriyor.






