ASELSAN Bakü, Azerbaycan'da 28 Yıllık Stratejik Ortaklığı Taçlandırdı
Savunma, güvenlik ve ileri teknoloji alanlarının öncü isimlerinden ASELSAN, yurt dışındaki ilk iştiraki olan ASELSAN Bakü'nün 28. kuruluş yıl dönümünü kutluyor. Azerbaycan'daki varlığıyla yalnızca bir tedarikçi olmanın ötesine geçen ASELSAN, iki ülke arasındaki stratejik iş birliğinin de önemli bir köprüsü konumunda. 1990'lı yılların çalkantılı döneminde, 1. Karabağ Savaşı'nın ardından bağımsızlık mücadelesi veren Azerbaycan'da faaliyetlerine başlayan ASELSAN, o günden bu yana yerel kapasitenin geliştirilmesinde ve ortak teknoloji üretiminde kilit bir rol üstlendi.
Stratejik Ortaklığın Doğuşu: ASELSAN Bakü'nün Temelleri
ASELSAN'ın uluslararası arenadaki ilk adımı, 1995 yılında Bakü'de atıldı. 11 Şubat 1998'de resmi olarak tescil edilen ASELSAN Bakü, Sovyetler Birliği'nin dağılmasının ardından Azerbaycan'daki faaliyet gösteren ilk uluslararası firmalardan biri olarak tarihe geçti. Bu adım, sadece bir şirket kuruluşu değil, aynı zamanda Türkiye ve Azerbaycan arasındaki dostluk ve stratejik iş birliği bağlarının teknoloji alanında da güçlendirildiğinin bir göstergesiydi.
Savunmadan Sivil Hayata Genişleyen Etki Alanı
Günümüzde ASELSAN ürünleri, Azerbaycan güvenlik güçlerinin en kritik ihtiyaçlarından sivil kurumların verimlilik artırıcı çözümlerine kadar geniş bir yelpazede kullanılıyor. Azerbaycan Silahlı Kuvvetleri'nin haberleşme, elektro-optik, radar, komuta-kontrol ve elektronik harp sistemleri gibi alanlardaki modernizasyonuna katkı sağlayan ASELSAN, aynı zamanda sivil alanda da tasarruflu, verimli ve çevre dostu teknolojilerle öne çıkıyor.
“Ana hedefimiz, Azerbaycan’da üretim yapmak.”
— Özgür Kürüm, ASELSAN Bakü Genel Müdürü
Yerel Potansiyel ve Gelecek Vizyonu
ASELSAN Bakü Genel Müdürü Özgür Kürüm, Azerbaycan'daki faaliyetlerinin bağımsızlığın ilk yıllarına dayandığını ve projelendirme, personel sayısı ve çeşitlilik açısından önemli bir büyüme kaydettiğini belirtti. Kürüm'ün dikkat çekici bir diğer noktası ise ASELSAN Bakü'de çalışan 42 personelin 38'inin Azerbaycan vatandaşı olması ve bu personelin 20'sinin mühendis ve teknisyen olarak süreçlere aktif katkı sağlaması. Bu durum, ASELSAN'ın yerel yetenekleri geliştirme ve onlara yatırım yapma stratejisinin bir yansıması olarak görülüyor.
Kürüm, ASELSAN'ın 16 ana faaliyet alanının 13'ünde Azerbaycan'da projeler yürüttüğünü vurgulayarak, telsiz sistemlerinden uydu ve radyolink sistemlerine, kara yollarında kullanılan yüksek hızlı ağırlık ölçüm projelerinden elektro-optik keşif-gözetleme çözümlerine kadar geniş bir yelpazede çalışmalar yaptıklarını dile getirdi. Başlangıçta tek bir kişiyle yürütülen faaliyetlerin, bugün sayısı 50'ye yaklaşan ve %90'ı Azerbaycanlı olan personelle ortak bir değere dönüştüğünü belirten Kürüm, geleceğe yönelik en önemli hedeflerinin “Azerbaycan’da üretim yapmak” olduğunu ve bu konudaki müjdeli gelişmeleri yakında duyuracaklarını ifade etti.
İki Ülke Arasındaki Köprüleşen Teknoloji
ASELSAN'ın Bakü'deki 28 yıllık serüveni, sadece bir şirketin başarısı değil, aynı zamanda Türkiye ile Azerbaycan arasındaki stratejik derinliğin teknoloji ve savunma sanayii alanında somutlaşmış bir örneğidir. Bu uzun soluklu ortaklık, gelecekte de iki ülkenin güvenliği ve teknolojik gelişimi için yeni ufuklar açmaya devam edecektir.






