Seri Üretim Bayraktar KIZILELMA Gökyüzünde: Türkiye'nin İlk İnsansız Savaş Uçağı Yükseldi
Baykar Teknoloji tarafından milli imkanlarla geliştirilen ve Türkiye'nin havacılık tarihinde bir dönüm noktası olarak kabul edilen Bayraktar KIZILELMA, seri üretim bandından çıkan ilk uçağıyla gökyüzüyle buluştu. Bu tarihi an, şirketin sosyal medya hesaplarından paylaşılan görüntülerle duyuruldu. Türkiye'nin ilk insansız savaş uçağı olma özelliğini taşıyan KIZILELMA, 2026 yılı içerisinde Türk Silahlı Kuvvetleri'nin envanterindeki yerini almaya hazırlanıyor.
Bayraktar KIZILELMA S1 Görev Başında
Seri üretilen ilk Bayraktar KIZILELMA, S1 versiyonu ile başarıyla sistem tanımlama test uçuşunu gerçekleştirdi. Bu önemli adım, insansız savaş uçağının seri üretim süreçlerinin planlandığı gibi ilerlediğini gösteriyor. Baykar Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Bayraktar daha önce yaptığı açıklamalarda, 2026 yılında 10'dan fazla KIZILELMA'nın operasyonel hale geleceği müjdesini vermişti. Bu hedef, projenin hız kesmeden devam ettiğini teyit ediyor.
Teknik Üstünlükleriyle Dikkat Çekiyor
İlk uçuşunu 14 Aralık 2022'de gerçekleştiren Bayraktar KIZILELMA, sahip olduğu üstün teknik özelliklerle dikkat çekiyor:
- Kalkış Ağırlığı: 6 ton
- Faydalı Yük Kapasitesi: 1,5 ton
- Havada Kalış Süresi: 5 saat
- Görev Yarıçapı: 800 km
- Uzunluk: 14,7 metre
- Kanat Açıklığı: 10 metre
- Maksimum İrtifa: 10.500 metre
Otomatik iniş ve kalkış yeteneğine sahip olan KIZILELMA, düşük görünürlük profili ve yüksek manevra kabiliyeti ile öne çıkıyor. En dikkat çekici özelliklerinden biri ise kısa pistli uçak gemilerinden kalkış ve iniş yapabilme kabiliyeti. Yapay zeka ile donatılmış olan insansız savaş uçağı, ilk aşamada 0,6-0,9 Mach (ses hızının altında) hızlarda uçacakken, gelecekte süpersonik versiyonunun da geliştirilmesi planlanıyor.
Bayraktar KIZILELMA'nın seri üretiminden çıkan ilk uçağın gökyüzüyle buluşması, Türkiye'nin savunma sanayisindeki yetkinliğini ve geleceğe yönelik vizyonunu bir kez daha gözler önüne seriyor.
Bu gelişme, hem Türkiye'nin hava kuvvetlerinin caydırıcılığını artıracak hem de küresel havacılık ve savunma pazarında Türkiye'nin konumunu daha da güçlendirecektir. Baykar'ın attığı bu önemli adım, Türk mühendisliğinin ve teknoloji gelişiminin bir kanıtı niteliğindedir.






