İran ve Rusya Arasında Kritik Füze Anlaşması: 500 Milyon Euroluk 'Verba' Ateşi Yükseliyor
Bölgesel güvenlik dengelerini yeniden şekillendirebilecek önemli bir gelişmeye imza atıldığı iddia ediliyor. Financial Times'ın haberine göre, İran ve Rusya, ülkenin hava savunma kapasitesini önemli ölçüde artırmayı hedefleyen gizli bir füze tedarik anlaşması imzaladı. Yaklaşık 500 milyon Euro değerindeki bu anlaşma, stratejik önemi giderek artan bir coğrafyada savunma yeteneklerinin yeniden tanımlanmasına yol açabilir.
'Verba' Sistemi ve Stratejik Teslimatlar
Aralık 2025'te Moskova'da imzalandığı belirtilen anlaşma kapsamında, Rusya'nın İran'a üç yıl içinde 500 adet 'Verba' taşınabilir fırlatma ünitesi ve 2.500 adet 9M336 tipi füze teslim etmesi öngörülüyor. Bu modern hava savunma sistemlerinin, seyrüsefer füzeleri ve alçak irtifa İHA'larına karşı etkinliğiyle biliniyor. Anlaşmanın finansal boyutu yaklaşık 500 milyon Euro olarak açıklanırken, füzelerin 2027-2029 yılları arasında üç aşamada teslim edilmesi planlanıyor. Ancak bazı kaynaklar, sistemlerin bir kısmının İran'a planlanandan daha erken ulaşmış olabileceği yönünde ipuçları veriyor.
Haziran 2025 Saldırıları Sonrası Talep
Financial Times'ın ulaştığı bilgilere göre, bu savunma talebinin temelinde Haziran 2025'te İsrail ve ABD tarafından İran'a yönelik gerçekleştirildiği iddia edilen saldırılar yatıyor. 12 gün süren çatışmaların ardından, Tahran yönetiminin Temmuz 2025'te stratejik tesislerini koruma ve savunma kabiliyetini artırma ihtiyacı doğrultusunda Rusya'dan bu sistemleri talep ettiği belirtiliyor. Bu gelişme, bölgedeki mevcut tansiyonun ne denli hassas bir noktaya ulaştığını ve ülkelerin savunma stratejilerinde ne gibi adımlar attığını gözler önüne seriyor.
“Bu anlaşma, İran'ın savunma önceliklerini ve Rusya'nın küresel silah pazarındaki rolünü bir kez daha ortaya koyuyor. Bölgesel güvenlik dinamikleri açısından yakından takip edilmesi gereken bir gelişme.”
'Verba' Teknolojisi ve Etki Alanı
'Verba' sistemi, Rusya'nın en güncel taşınabilir hava savunma sistemlerinden biri olarak kabul ediliyor. Yüksek hassasiyeti ve modern güdüm sistemleriyle öne çıkan bu füzeler, özellikle alçak ve orta irtifa hava tehditlerine karşı caydırıcı bir güç oluşturuyor. İran'ın bu teknolojiye erişimi, hava sahasını kontrol etme ve olası saldırılara karşı koyma kapasitesini önemli ölçüde artıracaktır.
Bu anlaşmanın uluslararası ilişkiler ve bölgesel güvenlik üzerindeki etkileri şimdiden merak konusu. ABD ve İsrail'in bu gelişmeye nasıl bir tepki vereceği, bölgedeki güç dengelerini ve diplomatik çabaları nasıl etkileyeceği ise önümüzdeki süreçte netleşecek.





