Lockheed Martin'den F-35 Üretiminde Tarihi Rekor: 2025 Yılında 191 Uçak Teslim Edildi
Savunma sanayisinin devi Lockheed Martin, 2025 mali yılında F-35 Lightning II savaş uçağı üretiminde çığır açan bir başarıya imza attı. Şirket, yıl boyunca toplamda 191 adet F-35 teslim ederek, bu beşinci nesil jetin program tarihindeki en yüksek yıllık teslimat rakamına ulaştı. Bu olağanüstü artışın temelinde, küresel çapta artan talep ve üretimin optimizasyonu yatıyor.

Üretim Hızında Beş Kat Artış ve Büyüyen Filo
Lockheed Martin tarafından yapılan açıklamada, F-35 üretim hattının mevcut diğer müttefik savaş uçaklarının üretim hızının yaklaşık beş katı bir ivmeyle ilerlediği vurgulandı. Bu hızlı üretim sayesinde, küresel F-35 filosunun mevcut sayısı neredeyse 1.300 uçağa ulaşmış durumda. 2025 yılı itibarıyla ise F-35'lerin toplam kümülatif uçuş saati bir milyon saatlik önemli bir kilometre taşını geride bıraktı. Şirket, bu başarının yanı sıra, F-35 programının en kritik modernizasyonu olan Teknoloji Yenileme 3 (TR-3) donanım ve yazılım temelinin de tamamlandığını duyurdu. Bu entegrasyon, uçakların görev kabiliyetlerini ve geleceğe yönelik uyumluluğunu önemli ölçüde artıracak.
Yeni Sözleşmeler ve Genişleyen Operasyonel Kabiliyet
Lockheed Martin'in 2025 yılındaki rekor performansı, F-35 Ortak Program Ofisi (JPO) ile imzalanan stratejik anlaşmalarla da pekiştirildi. Eylül 2025'te JPO ve şirket arasında yapılan ve toplam değeri yaklaşık 24 milyar dolar olan 18. ve 19. parti sözleşmeler, 296 adede kadar F-35 uçağının üretimini kapsıyor. Bu anlaşmalar, programın uzun vadeli istikrarını ve sürdürülebilirliğini garanti altına alıyor. Öte yandan, filo bakım faaliyetlerini destekleyecek ayrı bir Hava Aracı Bakım Sözleşmesi de yürürlüğe girdi. Şu anda 12 ülkenin F-35 kullandığı ve mevcut siparişlerle küresel çapta filonun büyümeye devam edeceği öngörülüyor.
Küresel Operasyonel Başarılar ve Avrupa'da Yeni Dönem
F-35'ler, 2025 boyunca çeşitli kritik operasyonlarda üstün başarılar sergiledi. Haziran 2025'te ABD liderliğinde İran hedeflerine yönelik Gece Yarısı Çekici Operasyonu'nda, F-35'ler hava savunmasını kırmak ve uzun menzilli saldırıları desteklemek için kilit rol üstlendi. ABD Deniz Piyadeleri bünyesindeki bir F-35B ise yaklaşık 5.000 saatlik kazasız uçuş süresiyle dikkat çekti. NATO bünyesindeki F-35'ler ise Polonya hava sahasında Rus insansız hava araçlarını başarıyla tespit edip etkisiz hale getirerek, NATO hava sahasında F-35'lerin gerçek tehditlerle ilk karşılaşması olarak kayıtlara geçti.
Avrupa'da da F-35 programında önemli gelişmeler yaşandı. İtalya ve Danimarka filolarına sırasıyla 25 ve 16 uçak eklerken, Finlandiya ilk F-35A'sını teslim alarak F/A-18 Hornet filosunu yenileme sürecini başlattı. Belçika, ilk F-35'ini Florennes Hava Üssü'nde teslim alırken, Norveç ise program kapsamındaki teslimatlarını tamamladı. Ortadoğu'da ise ABD'nin Suudi Arabistan'a F-35 satışı niyetini açıklaması, bölgedeki dengeleri değiştirebilecek önemli bir gelişme olarak değerlendiriliyor. Ancak, İsviçre maliyet artışları nedeniyle filo büyüklüğünü düşürürken, Kanada ise endüstriyel katılım ve toplam sahiplik maliyetlerini yeniden değerlendirme sürecinde.
Sürdürülebilirlik ve Maliyet Endişeleri Devam Ediyor
2025 rekor teslimat yılı olsa da, F-35 programının uzun vadeli maliyet etkinliği ve sürdürülebilirliği, operatörler ve denetleyici kurumlar için temel bir endişe kaynağı olmaya devam ediyor. ABD'deki denetim organları, artan filo bakım maliyetleri ve düşük kullanılabilirlik oranlarına dikkat çekiyor. Uluslararası kullanıcılar da büyüyen filoların yaşam döngüsü maliyetlerini yönetmek ve yedek parça ile bakım desteğini güçlendirmek için gelişmeleri yakından izliyor.
Lockheed Martin F-35 Program Yöneticisi Chauncey McIntosh, 2025'teki başarıları değerlendirerek, "2025'te üretim taahhütlerimizi yerine getirmek, mükemmel performans sergilemek ve küresel ortaklıklarımızı büyütmekten son derece gurur duyuyoruz. Uçağa yeni teknolojiler entegre etmeye devam edeceğiz." ifadelerini kullandı.
2025 yılı, F-35 programı için sadece üretimde rekorlara imza atıldığı bir yıl olmakla kalmayıp, aynı zamanda küresel operasyonel başarılar, Avrupa ve Ortadoğu'daki genişleme ve teknolojik güncellemelerle de öne çıkan bir dönem olarak kayıtlara geçti.
