American Airlines'ın Yeni A321XLR Uçaklarında Tepsi Masası Fiyaskosu: Yolcular İsyan Etti!
Havayolu şirketlerinin yolcu konforunu artırma çabaları bazen beklenmedik tartışmalara yol açabiliyor. American Airlines'ın filosuna kattığı yeni nesil Airbus A321XLR uçaklarında, özellikle Ekonomi Sınıfı yolcuları için tasarlanan tepsi masaları, sosyal medyada ve seyahat platformlarında geniş çaplı eleştirilere neden oldu. Yeni uçakların sunduğu teknolojik imkanlara rağmen, temel bir konfor unsurunun yetersizliği yolcuları hayal kırıklığına uğrattı.
A321XLR: Uzun Menzil Hayallerinin Küçük Engeli
Airbus A321XLR (Extra Long Range), havayolu şirketleri için yeni bir dönemin kapılarını aralayan, 4 bin 700 deniz mili menzile sahip, kesintisiz 11 saate kadar uçuş imkanı sunan bir uçak modeli. American Airlines da bu gelişmiş modeli, özellikle transatlantik hatlarda daha verimli hizmet sunmak amacıyla filosuna entegre etmiş durumda. Uçakların 18 Aralık 2025 tarihinden itibaren New York-Los Angeles hattında hizmet vermeye başlaması ve Mart 2026 itibarıyla New York JFK ve Philadelphia'dan Edinburgh'a transatlantik uçuşlara başlaması planlanıyor.
Ancak bu yenilikçi uçakların kabin düzenlemesi, özellikle ekonomi sınıfı yolcuları için bazı sorunları da beraberinde getirmiş durumda. Uçakta 123 Ekonomi Sınıfı, 12 Premium Ekonomi ve 20 yataklı Business Class koltuğu bulunuyor. Özellikle Business Class koltuklarının, dar koridorlu tek koridorlu bir uçakta alan kısıtlılığı nedeniyle herringbone (balık sırtı) şeklinde ve pencereye dönük olmayan bir düzende yerleştirilmesi de ayrı bir tartışma konusu.
Kabin Memurundan Çarpıcı Eleştiriler
Konuya ilişkin ilk dikkat çeken eleştiriler, deneyimli kabin memuru Heather Poole'dan geldi. Poole, sosyal medya platformlarında paylaştığı bilgilerde, Ekonomi Sınıfı için kullanılan tepsi masalarının boyutlarının laptop kullanımı veya uzun süreli yemek servisi için kesinlikle yetersiz olduğunu belirtti. Poole, “Masalar açılmıyor veya katlanıp büyümüyor” diyerek, mevcut tasarımdaki kısıtlamalara işaret etti.
Seyahat yazarı Ben Schlappig de benzer endişeleri dile getirerek, koltukların depolama alanının sınırlı, omuz çevresinin dar olduğunu ve tepsi masalarının dayanıksız olduğunu vurguladı. Schlappig ayrıca, uçak içi eğlence ekranlarının, servis sırasında sürekli olarak yerine konulması gerektiğini belirterek, bu durumun yolculuk deneyimini olumsuz etkilediğini aktardı.
'Lüks Tabutlar' Benzetmesi
Poole, Business Class koltuklarını ise oldukça çarpıcı bir benzetmeyle tanımladı: “Dar alanlarda koridor yönünde yerleştirilmiş, küçük bir duvar ile ayrılmış, kapısı kilitli ama üstünden görülebilen lüks tabutlar.” Bu benzetme, koltukların mahremiyet ve konfor açısından sunduğu kısıtlılığı ironik bir dille ortaya koyuyor. FAA onayı beklenene kadar mahremiyet kapılarının açık tutulması da bu durumu pekiştiriyor.
Benzer mini tepsi masası tasarımları İberia gibi bazı havayollarının A321XLR uçaklarında da görülse de, American Airlines'ın kabin memurlarıyla yaptığı anlaşma gereği bu uygulamayı şimdilik değiştirmemesi dikkat çekiyor. Bu durum, yolcuların konfor beklentileri ile havayolunun maliyet ve yerleşim optimizasyonu arasındaki dengeyi yeniden sorgulatıyor.
American Airlines'ın bu tepsi masası tartışmalarına nasıl bir yanıt vereceği ve yolcu memnuniyetini artırmak için ne gibi düzenlemeler yapacağı merakla bekleniyor.






