Air Moldova'da İflas Süreci Kesinleşti: Havayolunun Varlıkları Satışa Çıkarılıyor
Moldova'nın ulusal taşıyıcısı Air Moldova, 19 Ocak'ta Kişinev'deki bir mahkeme tarafından alınan kararla resmen iflas etti. Bu kararla birlikte şirketin tasfiyesine hükmedildi ve tüm varlıklarının satışa çıkarılacağı bildirildi. Havayolunun uzun süredir devam eden mali sıkıntıları, 2023 yılından bu yana süregelen yeniden yapılandırma çabalarının başarısızlıkla sonuçlanmasının ardından iflasla taçlandı.
Mali Krizin Boyutları Açığa Çıktı
Yapılan açıklamalara göre, Air Moldova'nın toplam borcunun akıl almaz bir rakama, 115 milyon Euro'yu aştığı ortaya çıktı. Bu borç yüküne ek olarak, havayolunun milyonlarca Euro değerinde, satılmış ancak yolcular tarafından henüz kullanılmamış yaklaşık 75 bin adet bileti bulunduğu da belirtildi. Bu durum, tasfiye sürecinin yolcular ve alacaklılar açısından karmaşık bir sürece evrileceğinin göstergesi.
Tasfiye Süreci ve Alacaklılara Ödemeler
Mahkeme kararı gereği, Air Moldova'nın iflası sonucu elde edilecek tüm gelirlerin, ilk etapta havayolunun alacaklılarına ve uçuşlarını gerçekleştiremeyen mağdur yolculara ödeme yapmak amacıyla kullanılacağı açıklandı. Bu adım, şirketin finansal çöküşünün yarattığı mağduriyetleri gidermeye yönelik bir niyet olarak görülüyor.
“Bu zorlu süreçte, alacaklılarımızın ve mağdur yolcularımızın haklarını korumak adına adımlar atılacaktır. Elde edilecek gelirler, öncelikli olarak bu gruplara yönlendirilecektir.”
Air Moldova'nın iflası, hem Moldova havacılık sektörü hem de havayolunun uçtuğu rotalardaki yolcular için önemli bir gelişme olarak kayıtlara geçti. Şirketin geçmişteki başarılarına rağmen, artan operasyonel maliyetler ve rekabet ortamında ayakta kalamaması, sektördeki kırılganlığı bir kez daha gözler önüne serdi.
Sektördeki Etkileri ve Gelecek Senaryoları
Air Moldova'nın pazardaki boşluğunu kimin dolduracağı ve bu durumun diğer havayolu şirketleri üzerindeki potansiyel etkileri önümüzdeki dönemde daha net şekillenecek. Uzmanlar, bu tür iflasların, özellikle maliyet etkinliği ve pazar payı açısından havayolu şirketleri için ciddi bir uyarı niteliği taşıdığına dikkat çekiyor. Bu gelişme, havacılık sektöründeki dinamiklerin ne kadar hızlı değişebildiğini ve operasyonel verimliliğin ne kadar kritik olduğunu bir kez daha vurguluyor.






