Aer Lingus'tan Manchester Hamlesi: Uzun Menzilli Hatlar Kapatılıyor
İrlanda'nın ulusal havayolu şirketi Aer Lingus, küresel ağında önemli bir değişikliğe imza atarak Manchester Havalimanı merkezli uzun menzilli uçuşlarını durdurma kararı aldı. Mart 2026 sonu itibarıyla Manchester'dan New York, Orlando ve Barbados gibi popüler destinasyonlara gerçekleştirilen seferlerin bilet satışları sona erecek. Bu radikal karar, havayolunun Manchester operasyonlarını yeniden yapılandırma ve potansiyel olarak üssü kapatma planlarının bir parçası olarak değerlendiriliyor.
Karlılık Endişeleri ve Operasyonel Zorluklar
Aer Lingus CEO'su Lynne Embleton, bu stratejik değişikliğin temelinde yatan nedenleri net bir dille açıkladı. Embleton, Manchester'dan yapılan uzun menzilli hatların operasyonel marjlarının, şirketin ana üssü olan Dublin'deki operasyonlara kıyasla 'belirgin şekilde düşük' olduğunu vurguladı. Bu durum, havayolunun kaynaklarını daha verimli kullanma ve karlılığını artırma hedefinin bir göstergesi olarak öne çıkıyor.
"Manchester'daki uzun menzilli hatlarımızda operasyonel marjlarımızın belirgin şekilde düşük olduğunu gözlemledik. Bu kararı, küresel ağımızı daha karlı ve sürdürülebilir hale getirme stratejimiz doğrultusunda alıyoruz."
Bu gelişmenin, Manchester üssünde görev yapan yaklaşık 200 çalışanın istihdamını doğrudan etkilemesi bekleniyor. Havayolu yönetimi, üssün olası kapanışı ve etkileri konusunda kabin ekipleri ile pilotlarla detaylı bir istişare sürecine girdiğini duyurdu. Geçmişte yaşanan ücret anlaşmazlıkları ve grev oylamalarının da bu süreci hızlandıran faktörler arasında yer aldığı belirtiliyor.
İç Hatlar ve Avrupa Bağlantıları Devam Edecek
Aer Lingus, Manchester'dan yapılan uzun menzilli operasyonların durdurulması kararının, şirketin Manchester ile İrlanda arasındaki (Dublin ve Belfast) iç hat seferlerini veya Avrupa içi uçuşlarını etkilemeyeceğini açıkça belirtti. Bu hatlardaki operasyonların kesintisiz devam edeceği ve Manchester'ın Avrupa bağlantıları için stratejik önemini koruyacağı vurgulandı.
Aer Lingus'un bu hamlesi, havayolu sektöründeki rekabetin artması ve operasyonel verimliliğin her zamankinden daha önemli hale gelmesiyle birlikte, şirketlerin stratejik kararlarını yeniden gözden geçirmesine bir örnek teşkil ediyor.

